Saddam'ın hikâyesi, meşruluklarını büyük diktatör ABD'den alan küçük diktatörlerinkiyle aynı. ABD önce onları üretiyor, sonra öldürüyor.
İkinci Dünya Savaşı'nın son günlerinde Hitler vasiyetini yazdırmış ve ardından tüm samimiyetiyle ölümü karşılayan Titu kabileleri usulüyle tek tek Nazi partisi yoldaşlarıyla vedalaşarak selamlaşmış, âşığı Eva ile evlenip hayatında ilk kez koca olmuştu.
Eşinin elini tutarak saatlerce baş başa kalmış ve sonrasında zehir taneleriyle birlikte tabancasını eşine sunmuştu.
Eva, silahı başına dayama gücünü gösterememiş ve zehir yutmakla yetinmişti. Hitler ise hayatına zehir ve silahla intihar ederek son vermişti. Tüm bunlar olurken Hitler'in gizlendiği danışma odasından yüz metre ileride komünistlere karşı direniş sürmekteydi. Hitler'in son vasiyeti kendisine ait hiçbir eserin kalmamasıydı. Hitler'in ve eşinin üzerine benzin döküldü ve her ikisi de duman dalgaları oluverdiler.
Oysa sonradan Hitler'in bir süre gizlendiği ve etrafta direnişi yönettiğine dair şaiyalar yayılmıştı. Fakat Hitler ortaya çıkmadı. Zenginlikleri ise işgalciler için ganimet oldu. Geriye kalan binlerce külçe altınını ise define avcıları halen aramaktalar. Bu hikâye Hitler'in, Nazilerin ve Saddam'ın sonunu gösteriyor ancak her despot rejim aynı yolla mı sona ermekte? Farz edelim Saddam yargılanıp idam edilsin. Yahut Kral Faruk, kazığa oturtulmuş, Stalin'in ise başı satırlarla kesilmiş olsun. Acaba bu, Muhammed Bakır Es-Sadr'ın öldürülmesine veya 800 bin Ukraynalının idama gönderilmesine eşdeğer olur mu? Ortada çöl zindanlarında korumasız bin siyasi mahkûmu bir gecede idam eden yöneticiler var çünkü.
Büyük İskender denizde bozgunculuk eden korsanı yakaladığı gün onu paylamaya başlayarak 'Sen insanları korkuttun' deyince korsan, 'Ben küçük bir gemiyle saldırılar düzenliyorum adım korsan oluyor. Sen bütün denizleri ve insanları büyük bir donanmayla soyarsın adın imparator oluyor. İşte seninle benim aramdaki fark bu' şeklinde karşılık vermişti. Saddam ile yeni Roma'nın hikâyesi de böyle. Meşruluklarını büyük diktatör ABD'den alan küçük diktatörlerin hikâyesi bu...
ABD onları üretiyor ve sonra aynı gerekçeyle öldürüyor. Irak Baas partisi yönetime Amerikan treniyle geldi ve şimdi ABD onu demokrasi getireceği iddiasıyla defnediyor. Arap ülkesindeki demokrasi Aristo'nun dediği gibi 'democracy' değil 'mobocracy' yani yığınların yönetimidir. Saddam'ı ABD üretti ve İran-Irak savaşında Kisinger'in en büyük üzüntüsü iki taraftan birinin galip çıkacak olmasıydı. Oysa o her ikisinden geriye hiçbir şey kalmamasını diliyordu. 2003 baharında Bağdat'ı dehşetle çarpan Rumsfeld, seksenli yıllardaki İran savaşında Saddam'ın yanındaydı. Bush'a Saddam'ı yakaladığı için kutlama mesajı gönderen Chirac, bir zamanlar Saddam'ın dostuydu. Bir millet geleceğini belirleme gücünü kaybedince komplocular için ganimet oluveriyor. Akbabalar leşlerin üzerinde uçarlar. Tıpkı ABD akbabalarının Irak cesetleri üzerinde uçtuğu gibi.
Bugün Araplar hezeyan ve sayıklama halinde, 'kanımız ve canımız sana feda olsun ey kafataslarının babası' diye çığlık atmaktalar. İnsanlar sıradan şeylerde ayrılıklara düştükleri gibi Saddam'la ilgili ihtilafa düşmemekteler kesinlikle. Bu adam tıpkı Atilla ve Timurlenk'in yaptığı gibi herhangi bir özelliğiyle tarihte adını ölümsüzleştirdi. Tarihin çöplüğüne gitse de onun Arap dünyasında birçok benzeri var. Saddam toplu mezarlar inşa etmekle ünlenmiştir ancak diğerleri toplu katliamlarla onu geride bırakmakta. İçlerinden bazıları bir kentin nüfusunun yarısını silip süpürmekte ve otuz bin kişiyi kabirlere gönderebilmektedir. Fakat tek bir şey söylemeye cesaret edecek kimsecikler yok ortada. İmparatoru öfkelendirdiği için bugün Saddam'ın kanı helal çünkü.
Bu yeryüzü adaletinin komedisi, Saddam ise bu komedi oyununda küçük bir aktör sadece. Doğal olarak Saddam bugün Naziler gibi idama hazır. Fakat Saddam, Abdunasır veya Hitler galip çıksaydı bugün kalabalıklar onlara boyun eğer ve ortada fısıltılardan başka bir şey duyulmazdı. Costave Lobone 'Kalabalıkların Psikoloji' adlı kitabında bireyin tek başına iken eleştiri yapma gücüne sahip, bağımsız ve akıllı düşünebildiğini ancak kalabalıklar arasına karıştığı vakit bağımsızlığını kaybettiğini ve eleştirel yönünün öldüğünü dile getiriyor. Ayakkabıyı Saddam'ın heykelinin ağzına tokuşturan bu kalabalıklar onun için bir zamanlar dans ediyor, ayaklarını öpüyorlardı. İnsan aklının komedisi işte bu.
Despotların sonu farklı oluyor. Saddam ümitsiz bir fare gibi kirli bir çukurdan kurtarıldı. Mussolini kuzular gibi çıplak vaziyette ayaklarından asıldı. Çavuşesku idam edildi. Bununla birlikte bütün despotların sonu bu şekilde bitmemekte. Toruman iki kenti yerle bir etti ve demokratik bir başkan olarak öldü. Franko, rakipleri olan siyasi tutukluları kendisi için Madrit'te bir anıt inşa etmeye mecbur bıraktı. Abdunasır'ın cenazesinde bundan üç bin yıl önce ikinci Bibi'nin cenazesinde yürüyenlerden kat kat fazla Mısırlı yürüdü. Haccac, cezaevlerinde otuz binden fazla insan bulundururken saltanatının en parlak döneminde öldü. Yani dünyanın adaleti sadece bir komedi. Saddam'ın sonu ile birlikte insanlık komedisi zirveye ulaştı. Saddam ve benzerlerine ne yapılırsa yapılsın milyonlarca kurbanın hayatını geri getirmeyecektir. Hayat çok trajedik gerçekten ve dünyanın adaleti ise sadece bir hurafeden ibaret.
(Londra'da yayımlanan Şark ül Evsat gazetesi, Suriyeli yazar, 26 Aralık 2003)
11 Eylül 2009 Cuma
Hem ziyaret, hem ticaret
Lleyton Hewitt ve Kim Clijsters çifti hem tatillerini geçirmek hem de Hopman Cup'a katılmak için Avustralya'ya geldiler. Teniste Dünya Erkekler Sıralamasında birinci sırada bulunan Lleyton Hewitt ile bayanlarda ikinci sırada bulunan Kim Clijters geçtiğimiz günlerde nişanlanmışlardı. Hewitt başarısının sırrını tamamen nişanlısına bağlarken, "Kazandığım her maçı ona hediye ediyorum bu da kazanma hırsımı arttırıyor. Bu da rakiplerim için kötü haber tabi belki bu yüzden ayrılmamızı isteyenler bile vardır" dedi.
Uçar: İkinci yarı fark daha da açılır
Beşiktaş Antrenörü Feyyaz Uçar, Birinci Süper Lig'in ikinci yarısında şampiyonluk yolundaki rakipleriyle puan farkının daha da artacağını iddia etti. Kulübün aylık dergisinde ligin değerlendirmesini yapan Uçar, geçen sezon ilk yarıyı lider bitirmelerine rağmen şampiyonluk endişesi yaşarken, bu sezon aksine çok daha rahat olduklarını kaydetti. Sezon sonunda en yakın rakipleriyle 10 puanlık bir fark olacağını düşündüğünü kaydeden Uçar şöyle konuştu: "Geçen sene daha stresliydik. Bu sene takım o kadar stresli değil. O yüzden daha rahat oynuyoruz. Galatasaray'ın üst üste sürpriz yenilgiler alması, Fenerbahçe'nin yeniden yapılanmadan dolayı kaybettiği puanlar aramızdaki farkı açtı. Puan farkının ikinci yarıda artacağını düşünüyorum."
Cisse Liverpool'la flörtte
Fransa Milli Takımı'nın ve Auxerre'in golcüsü Djibril Cisse, yeni sezonda oynamak için İngiltere'nin Liverpool takımını seçti. 22 yaşındaki yıldız, attığı gollerle takımını sırtlarken özellikle İngiliz kulüplerinin dikkatini çekmişti. Manchester United ve Liverpool'dan gelen teklifleri değerlendirmeye alan genç oyuncu, "Kariyerimi daha da yukarılara taşımak için transfer yapmam şarttı. Benim gönlümde her zaman Owen'la yanyana oynamak vardı. Liverpool'la önceden anlaşmıştık. Bu yüzden United'a gitmeyi düşünmedim" dedi.
Asi çocuk artık büyümüş
Yalçın, kulübün resmi dergisindeki söyleşisinde şımarık günlerinin geride kaldığını söylerken, hayatının en önemli golü olarak geçen sezon İnönü'de Galatasaray'a attığı golü gösterdi.
Beşiktaş'ın yıldız oyuncusu Sergen Yalçın, geçmiş yıllarda yaşadığı olaylar sonrası basının kendisine yakıştırdığı bir imaj olduğunu belirterek, "Asi çocuk devirleri benim için geride kaldı, artık büyüdüm" dedi. Beşiktaş'ın resmi dergisine konuşan Sergen, kimi ilginç
açıklamalarda bulundu. İşte yıldız futbolcunun söyleşisinden satırbaşları:
Yavaş yavaş bana yakıştırılan imajın silindiğini düşünüyorum. Artık yaşım 30'un üzerinde. Şımarıklık bana göre değil.
Ben takımımda ikinci bahar yaşadığımı düşünmüyorum. Çünkü bundan önce oynadığım takımlarda da yararlı olduğuma inanıyorum. Galatasaray olsun, Trabzon olsun, bu takımlarda da başarılı oldum. Tabii Beşiktaş'ta olmak çok daha farklı.
Taraftarları tribüne çekmek zor, ancak ben taraftarların tribüne gelmesini sağlayan futbolculardan biriyim. Benden beklenenlere her maçta cevap vermeye çalışıyorum. Koşmadığım gerekçesiyle eleştiriliyorum ama benden beklenen koşmak değil. Gol atmam, asist yapmam. Mesela seyirci benden güzel hareketler bekliyor. Benim gibi ekstra özellikleri olan oyuncuların sahada kendini göstermesi lazım. Bu da koşarak ve mücadele ederek olmuyor. Hocamın ve taraftarlarımızın beklentilerine cevap verdiğime inanıyorum. Ayrıca benim antrenman yapmaktan hoşlanmadığımı düşünüyorlar. Oysa idmanlı olduğum zaman maçlarda ben de rahat ediyorum. Ben antrenman yapmasam sahada isteklerimi yapamam ki.
Ben Beşiktaş'a gelirken takıma çok yararlı olacağımı biliyordum. Bunun karşılığında taraftar da bana istediğim değeri veriyor. Kötü oynasaydım böyle bir sevgi olmazdı zaten, tam tersi olurdu. Taraftar benden memnun, ben de burada çok rahat ve mutluyum.
UEFA Kupası'nda zor bir kura çektik. Valencia, İspanya'nın güçlü takımlarından biri ama o kadar abartılmasına karşıyım. Futbol bu, kimin kazanacağı belli olmaz. Biz kendimize güveniyoruz.
Geçen yıl şampiyonluğu ben de çok istiyordum. Buna ihtiyacımız vardı. Galatasaray ile yaptığımız son maç çok önemliydi. Onları yenerek kupayı kaldırmak daha anlamlı olacaktı. Bu galibiyetin hiç unutulmayacağına
inanıyorum. Bu nedenle rakibimize attığım gol futbol hayatımın en anlamlı golüydü benim için.
Beşiktaş'ın yıldız oyuncusu Sergen Yalçın, geçmiş yıllarda yaşadığı olaylar sonrası basının kendisine yakıştırdığı bir imaj olduğunu belirterek, "Asi çocuk devirleri benim için geride kaldı, artık büyüdüm" dedi. Beşiktaş'ın resmi dergisine konuşan Sergen, kimi ilginç
açıklamalarda bulundu. İşte yıldız futbolcunun söyleşisinden satırbaşları:
Yavaş yavaş bana yakıştırılan imajın silindiğini düşünüyorum. Artık yaşım 30'un üzerinde. Şımarıklık bana göre değil.
Ben takımımda ikinci bahar yaşadığımı düşünmüyorum. Çünkü bundan önce oynadığım takımlarda da yararlı olduğuma inanıyorum. Galatasaray olsun, Trabzon olsun, bu takımlarda da başarılı oldum. Tabii Beşiktaş'ta olmak çok daha farklı.
Taraftarları tribüne çekmek zor, ancak ben taraftarların tribüne gelmesini sağlayan futbolculardan biriyim. Benden beklenenlere her maçta cevap vermeye çalışıyorum. Koşmadığım gerekçesiyle eleştiriliyorum ama benden beklenen koşmak değil. Gol atmam, asist yapmam. Mesela seyirci benden güzel hareketler bekliyor. Benim gibi ekstra özellikleri olan oyuncuların sahada kendini göstermesi lazım. Bu da koşarak ve mücadele ederek olmuyor. Hocamın ve taraftarlarımızın beklentilerine cevap verdiğime inanıyorum. Ayrıca benim antrenman yapmaktan hoşlanmadığımı düşünüyorlar. Oysa idmanlı olduğum zaman maçlarda ben de rahat ediyorum. Ben antrenman yapmasam sahada isteklerimi yapamam ki.
Ben Beşiktaş'a gelirken takıma çok yararlı olacağımı biliyordum. Bunun karşılığında taraftar da bana istediğim değeri veriyor. Kötü oynasaydım böyle bir sevgi olmazdı zaten, tam tersi olurdu. Taraftar benden memnun, ben de burada çok rahat ve mutluyum.
UEFA Kupası'nda zor bir kura çektik. Valencia, İspanya'nın güçlü takımlarından biri ama o kadar abartılmasına karşıyım. Futbol bu, kimin kazanacağı belli olmaz. Biz kendimize güveniyoruz.
Geçen yıl şampiyonluğu ben de çok istiyordum. Buna ihtiyacımız vardı. Galatasaray ile yaptığımız son maç çok önemliydi. Onları yenerek kupayı kaldırmak daha anlamlı olacaktı. Bu galibiyetin hiç unutulmayacağına
inanıyorum. Bu nedenle rakibimize attığım gol futbol hayatımın en anlamlı golüydü benim için.
Terim: 10 yılın planı hazır
Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, Sarı-Kırmızılı takımın gelecek 10 yılının plan ve programını yaptıklarını söyledi. Terim, hedeflerinin Türk futbolunda çıtayı yükselten Galatasaray'ın, bu çıtayı bir üst kademeye taşıması olduğunu belirterek, "Bize, yüklendiğimiz sorumluluğu sonuna kadar taşımak yakışır. Bizi hedeflerimize ulaştıracak vizyon, bende, yönetimimizde ve teknik heyetteki arkadaşlarımda mevcuttur" diye konuştu.
Tecrübeli teknik adam, yönetim, teknik heyet ve futbolcularla birlikte sabırlı, planlı ve kontrollü bir çalışma gerçekleştireceklerini dile getirerek, "Önümüzdeki günlerde geleceğin Galatasaray'ını nasıl yaratacağımızı daha ayrıntılı olarak paylaşacağım. Galatasaray'ın başarısı için elbirliğiyle çalıştığımızdan kimsenin kuşkusu olmasın. Bugünden itibaren söylentilere ve fısıltı gazetesine değil, yalnızca bizim sesimize kulak verin. Sarı-Kırmızılı renkler, geçtiğimiz 10 yıla Türkiye'de ve Avrupa'da damgasını vurdu. Galatasaraylılar'ın, önümüzdeki 10 yıla da damgamızı vurmaya hazırlandığını bilmelerini isterim. Biz, geleceğin peşindeyiz" açıklamasını yaptı. Sarı-Kırmızılı takımın değişim döneminde olduğunu da anlatan Terim, taraftarların hiçbir zaman karamsarlığa kapılmamalarını istedi.
Öte yandan Galatasaray'ın golcü oyuncuları Arif ile Bratu, dün doğum günlerini kutladı. Arif 32, Bratu ise 24 yaşına girdi.
Tecrübeli teknik adam, yönetim, teknik heyet ve futbolcularla birlikte sabırlı, planlı ve kontrollü bir çalışma gerçekleştireceklerini dile getirerek, "Önümüzdeki günlerde geleceğin Galatasaray'ını nasıl yaratacağımızı daha ayrıntılı olarak paylaşacağım. Galatasaray'ın başarısı için elbirliğiyle çalıştığımızdan kimsenin kuşkusu olmasın. Bugünden itibaren söylentilere ve fısıltı gazetesine değil, yalnızca bizim sesimize kulak verin. Sarı-Kırmızılı renkler, geçtiğimiz 10 yıla Türkiye'de ve Avrupa'da damgasını vurdu. Galatasaraylılar'ın, önümüzdeki 10 yıla da damgamızı vurmaya hazırlandığını bilmelerini isterim. Biz, geleceğin peşindeyiz" açıklamasını yaptı. Sarı-Kırmızılı takımın değişim döneminde olduğunu da anlatan Terim, taraftarların hiçbir zaman karamsarlığa kapılmamalarını istedi.
Öte yandan Galatasaray'ın golcü oyuncuları Arif ile Bratu, dün doğum günlerini kutladı. Arif 32, Bratu ise 24 yaşına girdi.
'Biz bir açıklama yapmadık'
Fenerbahçe Kulübü, Sportif A.Ş. hisselerinin halka arzı ile ilgili kesin tarih ve halka arz toplam geliri konularında bugüne kadar gerek kulüp, gerekse yöneticiler tarafından bir açıklama yapılmadığını bildirdi. Kulübün internetteki resmi web sitesinde yapılan açıklamada, medyada bu yönde haberler yer aldığı belirtilerek, "Bu konuda kulüp ve yöneticiler tarafından hiçbir açıklamanın yapılmadığını kamuoyunun bilgilerine arz ederiz. Sermaye Piyasası Mevzuatı açısından bu tür tarih ve rakamların tarafımızdan ifade edilmeyeceğinin bilinmesini ve bu nedenle sayın basınımızın yasalara duyarlı davranmasını rica ederiz" denildi.
Aykut Kocaman istifa etti
Maddi açıdan sıkıntılı günler geçiren İstanbulspor'da dün şok bir gelişme yaşandı ve teknik direktör Aykut Kocaman görevinden istifa ettiğini açıkladı. Kocaman, yaptığı yazılı açıklamada, çeşitli kademelerde sekiz yıldır çalıştığı İstanbulspor'un teknik direktörlüğünden dün itibariyle ayrılma kararı aldığını bildirdi. Kocaman, bugüne kadar kendisine gösterilen ilgi ve desteğe teşekkür ederek, İstanbulspor'a başarılar diledi. Aykut Kocaman'ın çalıştırdığı Sarı-Siyahlı takım ligin ilk yarısına Fenerbahçe'yi Şükrü Saracoğlu'nda 3-0 gibi bir skorla yenerek girmiş, lider Beşiktaş'la 1-1 kalırken Galatasaray'ı da Güngören Stadı'nda 3-1 mağlup etmeyi başarmıştı.
Onlar gelince kim gidecek?..
Lider Beşiktaş'la arasındaki 11 puanlık farkı kapatmak için uğraşacak olan Fenerbahçe'de artan yabancı sayısı problem yaratıyor. Toplam dokuz olacak yabancılar 'kim gitsin?' sorusunu gündeme getiriyor.
Süper Lig'in ilk yarısını lider tamamlayan Beşiktaş'ın, bir maç eksiğiyle 11 puan gerisinde bulunan Fenerbahçe'de en büyük problem, artan yabancı sayısı görünüyor. Teknik direktör Christoph Daum'u, aradaki puan farkının yanı sıra yeni gelecek olan yabancı futbolcularla birlikte sayının dokuza çıkması konusu da zorluyor. Takımda, ilk yarıda attığı ve attırdığı gollerle takımı tek başına sırtlayan Hollandalı yıldız Pierre van Hooijdonk'un yerinin garanti olduğu, diğer yabancı futbolcuların durumunun ise hala belirsizliğini koruduğu öğrenildi. Alman çalıştırıcı, transferi konusunda olumlu görüş bildirilen Alex de dahil, toplam dokuz yabancıdan üçünü devre dışı bırakmak zorunda kalacak. Üç kişilik 'kara liste'de yer alacak futbolcuların büyük bir ihtimalle Rebrov, Petkov ve Tomas'ın olacağı sanılıyor.
Öte yandan 2004 yılı başkan Aziz Yıldırım açısından da çok şeyler ifade ediyor. Camiaya verdiği sözleri tek tek tutan, Ortega'yı tekrar Sarı-Lacivertli kulübe kazandıran başkan ayrıca Fenerbahçe Televizyonu'nu, kulüp binasını ve Samandıra'daki hastaneyi Ocak ayının 16'sında hizmete sokuyor. Bütün bunların yanı sıra Yıldırım, 2004 yılındaki seçimlere de tek aday olarak gireceğe benziyor.
Takım pazartesi toplanıyor
Takımda ikinci yarı hazırlıkları pazartesi günü başlayacak. Saat 18.00 itibarıyla toplanacak olan futbolcular, yenilenen Samandıra Tesisleri'nde salı günü sabah ve akşam olmak üzere çift antrenman yapacak. Sarı-Lacivertli ekip, çarşamba günü hazırlıklarını sürdürmek üzere Antalya-Kemer'e geçecek.
Öte yandan yılbaşı tatilinin ardından transfer çalışmaları yeniden hız kazandı. Sarı-Lacivertli kulübün yöneticilerinin uzun süredir peşlerinde olduğu Cruzeirolu Alex de Souza'nın transferinin son halini alması için ilk adımlar atıldı. Daha önce yaptıkları açıklamalarda Alex'in transferi konusunun eşinin vereceği karar doğrultusunda şekilleneceğini ve Brezilyalı
oyuncudan Noel tatili sonrasında yanıt beklediklerini bildiren yöneticilerin, futbolcuyla bir görüşme daha yapacağı öğrenildi. Yöneticiler Mahmut Uslu ve Hakan Bilal Kutlualp, Brezilya'da bir süre önce yaptıkları transfer görüşmelerinde Alex de Souza ile prensipte anlaşmıştı.
Süper Lig'in ilk yarısını lider tamamlayan Beşiktaş'ın, bir maç eksiğiyle 11 puan gerisinde bulunan Fenerbahçe'de en büyük problem, artan yabancı sayısı görünüyor. Teknik direktör Christoph Daum'u, aradaki puan farkının yanı sıra yeni gelecek olan yabancı futbolcularla birlikte sayının dokuza çıkması konusu da zorluyor. Takımda, ilk yarıda attığı ve attırdığı gollerle takımı tek başına sırtlayan Hollandalı yıldız Pierre van Hooijdonk'un yerinin garanti olduğu, diğer yabancı futbolcuların durumunun ise hala belirsizliğini koruduğu öğrenildi. Alman çalıştırıcı, transferi konusunda olumlu görüş bildirilen Alex de dahil, toplam dokuz yabancıdan üçünü devre dışı bırakmak zorunda kalacak. Üç kişilik 'kara liste'de yer alacak futbolcuların büyük bir ihtimalle Rebrov, Petkov ve Tomas'ın olacağı sanılıyor.
Öte yandan 2004 yılı başkan Aziz Yıldırım açısından da çok şeyler ifade ediyor. Camiaya verdiği sözleri tek tek tutan, Ortega'yı tekrar Sarı-Lacivertli kulübe kazandıran başkan ayrıca Fenerbahçe Televizyonu'nu, kulüp binasını ve Samandıra'daki hastaneyi Ocak ayının 16'sında hizmete sokuyor. Bütün bunların yanı sıra Yıldırım, 2004 yılındaki seçimlere de tek aday olarak gireceğe benziyor.
Takım pazartesi toplanıyor
Takımda ikinci yarı hazırlıkları pazartesi günü başlayacak. Saat 18.00 itibarıyla toplanacak olan futbolcular, yenilenen Samandıra Tesisleri'nde salı günü sabah ve akşam olmak üzere çift antrenman yapacak. Sarı-Lacivertli ekip, çarşamba günü hazırlıklarını sürdürmek üzere Antalya-Kemer'e geçecek.
Öte yandan yılbaşı tatilinin ardından transfer çalışmaları yeniden hız kazandı. Sarı-Lacivertli kulübün yöneticilerinin uzun süredir peşlerinde olduğu Cruzeirolu Alex de Souza'nın transferinin son halini alması için ilk adımlar atıldı. Daha önce yaptıkları açıklamalarda Alex'in transferi konusunun eşinin vereceği karar doğrultusunda şekilleneceğini ve Brezilyalı
oyuncudan Noel tatili sonrasında yanıt beklediklerini bildiren yöneticilerin, futbolcuyla bir görüşme daha yapacağı öğrenildi. Yöneticiler Mahmut Uslu ve Hakan Bilal Kutlualp, Brezilya'da bir süre önce yaptıkları transfer görüşmelerinde Alex de Souza ile prensipte anlaşmıştı.
Türkcan yılın en iyi 5'inde
Avrupa'nın en önemli basketbol internet sitesi kabul edilen
'eurobasket.com' Avrupa basketbolunda yılın en iyilerini belirledi. Avrupa'da yılın oyuncusu olarak, Avrupa Şampiyonu Litvanya'nın kadrosunda yer alan, halen spor yaşamını İspanya'nın Tau Ceramica takımında sürdüren oyun kurucusu Arvydas Macijauskas seçildi. Rusya'nın CSKA Moskova takımının forveti Mirsad Türkcan, 'yılın en iyi power forveti' olurken, milli basketbolcu 'yılın en iyi 5'ine de seçildi. En iyiler şöyle:
Oyun Kurucu: Sarunas Jasikevicius (Litvanya) (Maccabi Elite Tel Aviv), Yardımcı Oyun Kurucu: Arvydas Macijauskas (Litvanya) (TAU Ceramica), Kısa Forvet: Dejan Bodiroga (Sırbistan Karadağ) (Barcelona), Power Forvet: Mirsad Türkcan (Türkiye) (CSKA Moskova), Pivot: Arvydas Sabonis (Litvanya) (Zalgiris Kaunas) Yılın En İyi Avrupalı Oyuncular 5'i: Predrag Stojakovic (Sırbistan Karadağ-Sacramento Kings), Tony Parker (Fransa-San Antonio), Dirk Nowitzki (Almanya-Dallas Mavericks), Pau Gasol (İspanya-Memphis Grizzlies), Arvydas Macijauskas
Yılın Avrupalı oyuncular onur listesi: Dejan Bodiroga, Gordan Giricek (Orlando), Radoslav Nesterovic (Spurs), Hidayet Türkoğlu (Spurs), Mirsad Türkcan, Mehmet Okur (Detroit), Marko Jaric (Clippers), Jiri Welsch (Celtics), Avrupa'da Yılın Teknik Adamı: Svetislav Pesiç (Barcelona). (Spor Servisi)
'eurobasket.com' Avrupa basketbolunda yılın en iyilerini belirledi. Avrupa'da yılın oyuncusu olarak, Avrupa Şampiyonu Litvanya'nın kadrosunda yer alan, halen spor yaşamını İspanya'nın Tau Ceramica takımında sürdüren oyun kurucusu Arvydas Macijauskas seçildi. Rusya'nın CSKA Moskova takımının forveti Mirsad Türkcan, 'yılın en iyi power forveti' olurken, milli basketbolcu 'yılın en iyi 5'ine de seçildi. En iyiler şöyle:
Oyun Kurucu: Sarunas Jasikevicius (Litvanya) (Maccabi Elite Tel Aviv), Yardımcı Oyun Kurucu: Arvydas Macijauskas (Litvanya) (TAU Ceramica), Kısa Forvet: Dejan Bodiroga (Sırbistan Karadağ) (Barcelona), Power Forvet: Mirsad Türkcan (Türkiye) (CSKA Moskova), Pivot: Arvydas Sabonis (Litvanya) (Zalgiris Kaunas) Yılın En İyi Avrupalı Oyuncular 5'i: Predrag Stojakovic (Sırbistan Karadağ-Sacramento Kings), Tony Parker (Fransa-San Antonio), Dirk Nowitzki (Almanya-Dallas Mavericks), Pau Gasol (İspanya-Memphis Grizzlies), Arvydas Macijauskas
Yılın Avrupalı oyuncular onur listesi: Dejan Bodiroga, Gordan Giricek (Orlando), Radoslav Nesterovic (Spurs), Hidayet Türkoğlu (Spurs), Mirsad Türkcan, Mehmet Okur (Detroit), Marko Jaric (Clippers), Jiri Welsch (Celtics), Avrupa'da Yılın Teknik Adamı: Svetislav Pesiç (Barcelona). (Spor Servisi)
Kaydol:
Yorumlar (Atom)