ABD Başkanı George W. Bush'un, Başbakan Tayyip Erdoğan ile Yunan Başbakanı Kostas Simitis'e mektupları sonrası, devreye Dişişleri Bakanı Colin Powell giriyor. Powell'ın önümüzdeki günlerde KKTC lideri Rauf Denktaş ile Rum lideri Tasos Papadopulos'a mektup göndermesi bekleniyor. Powell'ın da, müzakerelerin başlaması ve BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın çözüm planı ve referandumlar için önceden yükümlülük altına girilmesini isteyeceği belirtiliyor.
Rum lidere mektup
Bush Rum lideri Tasos Papadopulos'a da bir mektup gönderdi. Mektup dün Rum Ulusal Konseyi'nde incelenirken, içeriğinin Papadopulos'un cevabından sonra açıklanacağı belirtildi. Rum sözcü Kipros Hrisostomidis, Bush'un Denktaş'a da mektup gönderip göndermediğini bilmediklerini söyledi. Rum Yönetimi, Annan Planı'nı değiştirmeden referanduma gitmek istemiyor. Bu yüzden Bush'un müdahalesinden çok rahatsız.
14 Eylül 2009 Pazartesi
AB'ye korku salan mektuplar
AB içinde kurumlar ve yetkililere yönelik bombalı mektupların ardı arkası kesilmiyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Romano Prodi, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean Claude Trichet, Avrupa polis teşkilatı
EUROPOL ve Avrupa Savcılar Birliği EUROJUST gibi kurumlara gönderilen bombalı mektupların son adresi Avrupa Parlamentosu (AP) oldu. AP'de en fazla sandalyeye sahip Hıristiyan Demokratların lideri Hans-Gert Poettering'e gönderilen bombalı mektup, dün yardımcısınca açılmaya çalışılırken alev aldı. Olayda ölen ya da yaralanan olmadı. AP'ye aralıkta gelen ancak tatil nedeniyle dün açılan mektuptaki patlayıcı, Prodi'ye gönderilen mektuptaki gibi bir kitabın içindeydi.
Üç mektup daha bulundu
AB soruşturma açarken, dün biri İspanyol parlamenteri Jose Ignacio Salafranca'ya, diğeri Britanyalı parlamenter Gary Titley'in Manchester ofisine gönderilen üç bombalı mektup daha bulunup etkisiz kılındı. 22 Aralık'ta İtalya'nın Bologna kentinden postalanan mektupların aşırı solcu 'İsyancı Anarşistler' örgütüyle bağı araştırılıyor. Türk Dışişleri de açıklama yapıp olayı kınadığını belirtti.
EUROPOL ve Avrupa Savcılar Birliği EUROJUST gibi kurumlara gönderilen bombalı mektupların son adresi Avrupa Parlamentosu (AP) oldu. AP'de en fazla sandalyeye sahip Hıristiyan Demokratların lideri Hans-Gert Poettering'e gönderilen bombalı mektup, dün yardımcısınca açılmaya çalışılırken alev aldı. Olayda ölen ya da yaralanan olmadı. AP'ye aralıkta gelen ancak tatil nedeniyle dün açılan mektuptaki patlayıcı, Prodi'ye gönderilen mektuptaki gibi bir kitabın içindeydi.
Üç mektup daha bulundu
AB soruşturma açarken, dün biri İspanyol parlamenteri Jose Ignacio Salafranca'ya, diğeri Britanyalı parlamenter Gary Titley'in Manchester ofisine gönderilen üç bombalı mektup daha bulunup etkisiz kılındı. 22 Aralık'ta İtalya'nın Bologna kentinden postalanan mektupların aşırı solcu 'İsyancı Anarşistler' örgütüyle bağı araştırılıyor. Türk Dışişleri de açıklama yapıp olayı kınadığını belirtti.
İran 'başkenti' değiştirebilir
İran'ın Bem kentinde yaklaşık 50 bin kişinin öldüğü deprem, başkent Tahran'a en son 1830'da yaşadığı ve 150 yılda bir tekrarlanan ölümcül depremi hatırlattı. Üç büyük fay hattında oturan Tahran'ın yerle bir olmasından korkan İran yönetimi, başkentin yerini değiştirmeyi 13 yıl sonra tekrar gündemine aldı. İlk kez 1991'de gündeme gelen teklif bazı kurumların direnişi nedeniyle askıya alınmıştı. Ulusal Yüksel Güvenlik Konseyi (UYGV) Başkanı Hasan Ruhani, eski önerinin gözden geçirilip martta konseye sunulacağını açıkladı.
İsfahan önerisi
Tahran Üniversitesi jeofizik profesörü Behram Agaşe, 26 Aralık'ta Bem'de meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremin Tahran'da olması halinde can kaybının en az 700 bin olacağını söyledi. Böyle bir felakette hükümet binalarının yıkılacağını ifade eden Agaşe, Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'ye
yazdığı mektupta 16. yüzyılda Şah Abbas döneminde ülkenin başkenti olan ve bu payeyi 1788'de Tahran'a devreden tarihi kent İsfahan'ı yeni başkent olarak önerdi. Tahran'da kuzeyde Elburz, güneyde Kehrizek ve başkente 20 km mesafedeki Moşa'dan geçen üç ana fay hattı var. Uzmanlar Elbruz (Kuzey) fayında 7.2, Kehrizek fayında 7.6 ve Moşa fayında ise 7.1 büyüklüğünde deprem bekliyor. Moşa'daki kırılma 1830'da meydana gelmişti.
İsfahan önerisi
Tahran Üniversitesi jeofizik profesörü Behram Agaşe, 26 Aralık'ta Bem'de meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremin Tahran'da olması halinde can kaybının en az 700 bin olacağını söyledi. Böyle bir felakette hükümet binalarının yıkılacağını ifade eden Agaşe, Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'ye
yazdığı mektupta 16. yüzyılda Şah Abbas döneminde ülkenin başkenti olan ve bu payeyi 1788'de Tahran'a devreden tarihi kent İsfahan'ı yeni başkent olarak önerdi. Tahran'da kuzeyde Elburz, güneyde Kehrizek ve başkente 20 km mesafedeki Moşa'dan geçen üç ana fay hattı var. Uzmanlar Elbruz (Kuzey) fayında 7.2, Kehrizek fayında 7.6 ve Moşa fayında ise 7.1 büyüklüğünde deprem bekliyor. Moşa'daki kırılma 1830'da meydana gelmişti.
Erdoğan Berlin yolcusu
Başbakan Tayyip Erdoğan, hafta sonunda Almanya'ya gidiyor. Erdoğan, cuma günü Berlin'in Türklerin yoğun yaşadığı Kreuzberg semtinde vatandaşlarla sohbet edecek. Başbakan Berlin Avrupa Akademisi ile Türk Sanayiciler ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) düzenlediği toplantıya katılıp bir konuşma yapacak. Toplantıya Alman İçişleri Bakanı Otto Schily ve TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan da katılacak. Berlin Avrupa Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Peter Jörg Klein tarafından Kreuzberg'de ağırlanacak ve hazırlanan iskân projesine dair bilgi alacak olan Başbakan, Bertelsmann Vakfı'nın forumuna da katılacak.
Başörtülü kız okuldan atıldı
Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın, Laiklik Komisyonu'nun raporu uyarınca okullarda dini simgelerin yasayla yasaklamasından yana tavır alması sonrası Strasbourg'da 12 yaşındaki bir Türk kızı başörtüsü taktığı için okuldan atıldı. Strasbourg Eğitim Müdürlüğü, Alsace'daki Charles Welsch Ortaokulu'nda okuyan kızın, derslere başörtüsüz girmeyi reddettiği için okulla ilişiğinin tamamen kesildiğini açıkladı. Belçika'da ise iki senatör okullarda dini simgelerin kullanılmasının yasaklanması için Senato'da komisyon kurulmasını istedi. Senatörlerden Anne Marie Lizin, kadın-erkek eşitliği için yasanın gerektiğini savundu.
NATO'ya bir Hollandalı
NATO Genel Sekreterliği'ni Britanyalı George Robertson'dan devralan eski Hollanda Dışişleri Bakanı Jaap de Hoop Scheffer, dün Brüksel'de görevine başladı. De Hoop Scheffer, öncelikli hedefinin Irak savaşıyla bozulan AB-ABD ilişkilerinin yoluna koyulması olduğunu söylerken, "Afganistan'da NATO komutasındaki gücün başarısı da mutlak öncelik taşıyor" dedi. NATO'nun yeni şefi, Irak için ise "Belli bir aşamada Irak da gündeme gelecek. Ancak gelin adımları birer birer atalım" ifadelerini kullandı. 1980'lerde NATO'da Hollanda büyükelçiliğinde diplomat olan te Hoop Scheffer, genel sekreter olan üçüncü Hollandalı oldu.
Talat sıkıntıda: UBP ile olmuyor
KKTC'de Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) lideri Mehmet Ali Talat'ın hükümet kurma görüşmeleri yürüttüğü Ulusal Birlik Partisi (UBP) lideri Derviş Eroğlu'yla arasında ipler koptu. 14 Aralık seçiminden birinci çıkan ve Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'tan hükümeti kurma görevini alan CTP lideriyle ikinci gelen UBP lideri arasındaki 'soru düellosu'nun sonunda, dün Eroğlu, Talat'a karşı ağır sözler sarf ederken, Talat da "UBP'yle koalisyon defterini kapattık" dedi. Talat'ın UBP'nin ardından kapısını çaldığı Demokrat Parti (DP) lideri Serdar Denktaş ise partisiyle durum değerlendirmesi yapacaklarını söyleyerek, kapıları kapamadı.
Eroğlu ağır konuştu
'Soru düellosu', 30 Aralık'ta Talat'ın, 'CTP liderinin başbakanlığında hükümete var mısınız?', 'Annan Planı zemininde 1 Mayıs'ta çözüm hedefini öngören görüşme sürecine hazır mısınız?' ve 'Görüşme sürecini hükümetin sürdürmesine hazır mısınız?' sorularıyla başlamıştı.
2 Aralık'ta UBP, Annan Planı'yla ilgili 17 soru gönderince, Talat "Annan Planı'yla ilgili soruların muhatabı CTP değil, BM Genel Sekreteri Kofi Annan ve Rumlardır" diye çıkışmıştı. Talat'ın yanıt için verdiği süre dün sabah 11.00'de dolarken, UBP Parti Meclisi toplantısı sonrası zehir zemberek bir açıklama yapan Eroğlu, "Hükümet Annan'la değil, CTP'yle kurulacaksa, sorularımızın muhatabı Talat'tır. Sayın Talat'a başarılar diliyorum" dedi.
Eroğlu, CTP'ye şöyle çıkıştı: "Bir yılı aşkın bir süredir Annan Planı'nı savunan CTP, 17 kritik soruyu demagojiyle gündemden kaçıramaz. CTP, ya cevapları bilmemekte ya da halka açıklamak işine gelmemektedir. Başbakanlık ve görüşmecilik hevesinde olanların, cevapları Annan'a havale etme hakkı yoktur."
Eroğlu, 'UBP'nin tutumu Türkiye'ye zarar veriyor' eleştirisini de şöyle yanıtladı: "UBP, Anavatan sevgisini CTP'den öğrenmeyecek kadar köklü bir parti. Anavatan sevgisi seçimden seçime hatırlanmaz, ömür boyu yaşanır. Halkımızın sorularını mertçe cevaplamaktan kaçanların, bizi, Kıbrıs Türklerini rencide etmekle suçlamaya hiç hakkı yoktur."
Eroğlu ağır konuştu
'Soru düellosu', 30 Aralık'ta Talat'ın, 'CTP liderinin başbakanlığında hükümete var mısınız?', 'Annan Planı zemininde 1 Mayıs'ta çözüm hedefini öngören görüşme sürecine hazır mısınız?' ve 'Görüşme sürecini hükümetin sürdürmesine hazır mısınız?' sorularıyla başlamıştı.
2 Aralık'ta UBP, Annan Planı'yla ilgili 17 soru gönderince, Talat "Annan Planı'yla ilgili soruların muhatabı CTP değil, BM Genel Sekreteri Kofi Annan ve Rumlardır" diye çıkışmıştı. Talat'ın yanıt için verdiği süre dün sabah 11.00'de dolarken, UBP Parti Meclisi toplantısı sonrası zehir zemberek bir açıklama yapan Eroğlu, "Hükümet Annan'la değil, CTP'yle kurulacaksa, sorularımızın muhatabı Talat'tır. Sayın Talat'a başarılar diliyorum" dedi.
Eroğlu, CTP'ye şöyle çıkıştı: "Bir yılı aşkın bir süredir Annan Planı'nı savunan CTP, 17 kritik soruyu demagojiyle gündemden kaçıramaz. CTP, ya cevapları bilmemekte ya da halka açıklamak işine gelmemektedir. Başbakanlık ve görüşmecilik hevesinde olanların, cevapları Annan'a havale etme hakkı yoktur."
Eroğlu, 'UBP'nin tutumu Türkiye'ye zarar veriyor' eleştirisini de şöyle yanıtladı: "UBP, Anavatan sevgisini CTP'den öğrenmeyecek kadar köklü bir parti. Anavatan sevgisi seçimden seçime hatırlanmaz, ömür boyu yaşanır. Halkımızın sorularını mertçe cevaplamaktan kaçanların, bizi, Kıbrıs Türklerini rencide etmekle suçlamaya hiç hakkı yoktur."
Çöp adamlar gezide
Tam 1000 adet heykel dünyayı dolaşıyor. Çöpten bir insan ordusu gibi görünen bu heykeller, daha çok bilgisayar parçaları gibi teknolojik atıklar ile boş teneke ve şişe gibi çöplerden yaratılmış bir ordu. Çöp adamlar, dünyanın en bilinen noktalarında sergileniyor. İlginç heykeller dünya yolculuklarına 1996 yılında Almanya'daki bir amfitiyatrodan başladı.
Heykeller daha sonra da Fransa'nın Paris kentindeki ünlü La Defense işmerkezinin önünde sergilendi.
Çin'den Mısır'a
Moskova'da Kızıl Meydan'dan sonra, yolculuk Çin'e doğru devam etti. Kolilere doldurulan çöp adamlar, Çin Seddi boyunca yaklaşık 2 bin metrelik bir alanı kapladı. 2002 yılının mayıs ayında çöp ordusu Çin'den, Mısır'a doğru bir gemi yolculuğuna çıktı. Bu seferki sergi alanı, Kahire yakınlarında, Giza piramitlerinin bulunduğu çöl oldu. 2003 yılında heykeller İsviçre Alpleri'nde dolaşıyordu. Stelli Gölü kıyısına yerleştirilen çöp adamlar, gölün ve dağların büyüleyici güzelliğiyle dikkat çekici bir zıtlık oluşturmuşlardı.
Ha Schult, Alman sanat sahnesinin, sürekli dert açan yaramaz çocuğu olarak tanınan bir sanatçı. Genellikle çöpleri kullanarak beklenmedik şekillerde, beklenmedik görüntüler yaratmasıyla biliniyor. Sanatçı 1970 yılında, Münih'te bir sokağı çöp ve kâğıt atıklarıyla kaplamış ve bu nedenle tutuklanmıştı.
Ha Schult, 1976 yılında da İtalya'nın Venedik kentinde St. Mark Meydanı'nı bir gecede eski gazetelerle doldurarak şaşkınlık yaratmayı başarmıştı. 1983'te New York Times gazetesinin eski sayılarını kullanan sanatçı, yarattığı kâğıttan nehre fon olarak da Dünya Ticaret Merkezi kulelerini kullanmıştı.
Heykellerden biri uzaya gitti
Ha Schult'un çöp adamlara dünyayı dolaştırdığı projesinde sadece iki sponsoru var. Biri Alman Posta Kurumu diğeri nakliye şirketi Danzas International. Ancak çöp adamlardan biri uzaya bile gitmiş. 'Endavour' uzay aracının Alman astronotu, küçük bir çöp heykelciği de yanında taşımış.
Heykeller daha sonra da Fransa'nın Paris kentindeki ünlü La Defense işmerkezinin önünde sergilendi.
Çin'den Mısır'a
Moskova'da Kızıl Meydan'dan sonra, yolculuk Çin'e doğru devam etti. Kolilere doldurulan çöp adamlar, Çin Seddi boyunca yaklaşık 2 bin metrelik bir alanı kapladı. 2002 yılının mayıs ayında çöp ordusu Çin'den, Mısır'a doğru bir gemi yolculuğuna çıktı. Bu seferki sergi alanı, Kahire yakınlarında, Giza piramitlerinin bulunduğu çöl oldu. 2003 yılında heykeller İsviçre Alpleri'nde dolaşıyordu. Stelli Gölü kıyısına yerleştirilen çöp adamlar, gölün ve dağların büyüleyici güzelliğiyle dikkat çekici bir zıtlık oluşturmuşlardı.
Ha Schult, Alman sanat sahnesinin, sürekli dert açan yaramaz çocuğu olarak tanınan bir sanatçı. Genellikle çöpleri kullanarak beklenmedik şekillerde, beklenmedik görüntüler yaratmasıyla biliniyor. Sanatçı 1970 yılında, Münih'te bir sokağı çöp ve kâğıt atıklarıyla kaplamış ve bu nedenle tutuklanmıştı.
Ha Schult, 1976 yılında da İtalya'nın Venedik kentinde St. Mark Meydanı'nı bir gecede eski gazetelerle doldurarak şaşkınlık yaratmayı başarmıştı. 1983'te New York Times gazetesinin eski sayılarını kullanan sanatçı, yarattığı kâğıttan nehre fon olarak da Dünya Ticaret Merkezi kulelerini kullanmıştı.
Heykellerden biri uzaya gitti
Ha Schult'un çöp adamlara dünyayı dolaştırdığı projesinde sadece iki sponsoru var. Biri Alman Posta Kurumu diğeri nakliye şirketi Danzas International. Ancak çöp adamlardan biri uzaya bile gitmiş. 'Endavour' uzay aracının Alman astronotu, küçük bir çöp heykelciği de yanında taşımış.
İkramiyeye yaşı tutmadı
Yeni Zelanda'da kumar makinesinden 11 bin dolar (15 milyar lira) kazanan Çinli öğrenciye, 'yaşı tutmadığı için' para verilmedi. Yılbaşı gecesi Yeni Zelanda'nın Güney Adası'nda bulunan Christchurch kumarhanesindeki makineden 11 bin dolar kazanan 19 yaşındaki Sun Şiaofan, ülkede kumarhanelere giriş yaşı en az 20 olduğu için parasını alamadı. Para yerine bir kadeh içki ve anahtarlıkla ödüllendirilen Sun, "Burada para kaybedebilirim, ama kazanamam" diye sitem etti.
Son dakikada istifa ettiler
28 Mart'ta yapılacak yerel seçimler için aday olacak devlet görevlilerine istifa etmeleri için tanınan sürenin son gününde İçişleri'nden 20, Ulaştırma'dan beş bürokrat görevini bıraktı.
28 Mart'ta yapılacak yerel seçimlerde aday olacak devlet görevlilerine istifa etmeleri için tanınan süre önceki gün sona erdi. Mülki idare amirlikleri ve bürokrasideki istifaların önemli bölümü son gün gerçekleşti.
İçişleri Bakanlığı'nda merkez valileri Behiç Çelik, Ertuğrul Dokuzoğlu, Personel Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Hasan Türkoğlu, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Veysel Tiryaki, Mülkiye Başmüfettişi Mehmet Çetin, Hukuk Müşaviri Mesut Sarıkaya, Karacabey Kaymakamı Mevlüt Kurban, Gediz Kaymakamı Ali Nazım Balcıoğlu, Bursa Vali Yardımcısı Mehmet Demir, Konya Vali Yardımcısı Nadi Kılınçarslan, Çankırı Vali Yardımcısı Kadri Öner, Denizli Vali Yardımcısı Orhan Öztürk, İstanbul Vali Yardımcısı Celal Dinçer, Adana Vali Yardımcısı Ramazan Mangaloğlu ile mülki idare sınıfı dışında 6 kişi çeşitli yerlerden aday adayı olmak için görevlerinden istifa etti.
Yerel seçim adaylığı için istifa eden diğer bürokrat ve kamu görevlileri şunlar:
DSİ Genel Müdürü Veysel Eroğlu-İstanbul Büyükşehir (AKP)
Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Kemal Albayrak-Kırıkkale (AKP)
Ulaştırma Bakanı Özel Kalem Müdürü Okan Çetin-Ankara Yenimahalle (AKP),
Tilomsaş Yönetim Kurulu Üyesi Birol Azdiker-Eskişehir Büyükşehir (AKP),
Kara Ulaştırması Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Durmuş Ali Kılıç-Sincan,
Ağrı Gürbulak Ulaştırma Şube Müdürü Zafer Çakmak-Iğdır,
Tedaş Genel Müdür Yardımcısı Ömer Faruk Gültekin,
Sağlık Bakanlığı Sağlık Eğitimi Genel Müdürüvekili Doç. Dr. Çetin Dinçel, İzmir Büyükşehir (AKP),
Uşak Milli Eğitim Müdürü TevfikAtasoy-IspartaAtabey (AKP),
Mersin Müftüsü Mazhar Bilgin-Adıyaman (AKP),
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ali İhsan Sofuoğlu-Şahinbey (CHP).
Öte yandan, AKP Merkez Yürütme Kurulu'nun önceki gün yapılan toplantısında milletvekillerinin belediye başkan adayı olmaması eğilimi ağırlık kazandı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan toplantıya katılan partililere, belediye başkan adaylığı için hiç kimseye işaret vermediğini belirtti.
Ankara kararsızlığı
Toplantıda, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için eski ANAP'lı Işılay Saygın'ın ismi büyük ölçüde kesinleşti. Ankara'da parti içinde yaptırılan ankette adı öne çıkan Melih Gökçek'le Turgut Altınok arasında karar verilmeye çalışıldığı öğrenildi.
28 Mart'ta yapılacak yerel seçimlerde aday olacak devlet görevlilerine istifa etmeleri için tanınan süre önceki gün sona erdi. Mülki idare amirlikleri ve bürokrasideki istifaların önemli bölümü son gün gerçekleşti.
İçişleri Bakanlığı'nda merkez valileri Behiç Çelik, Ertuğrul Dokuzoğlu, Personel Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Hasan Türkoğlu, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Veysel Tiryaki, Mülkiye Başmüfettişi Mehmet Çetin, Hukuk Müşaviri Mesut Sarıkaya, Karacabey Kaymakamı Mevlüt Kurban, Gediz Kaymakamı Ali Nazım Balcıoğlu, Bursa Vali Yardımcısı Mehmet Demir, Konya Vali Yardımcısı Nadi Kılınçarslan, Çankırı Vali Yardımcısı Kadri Öner, Denizli Vali Yardımcısı Orhan Öztürk, İstanbul Vali Yardımcısı Celal Dinçer, Adana Vali Yardımcısı Ramazan Mangaloğlu ile mülki idare sınıfı dışında 6 kişi çeşitli yerlerden aday adayı olmak için görevlerinden istifa etti.
Yerel seçim adaylığı için istifa eden diğer bürokrat ve kamu görevlileri şunlar:
DSİ Genel Müdürü Veysel Eroğlu-İstanbul Büyükşehir (AKP)
Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Kemal Albayrak-Kırıkkale (AKP)
Ulaştırma Bakanı Özel Kalem Müdürü Okan Çetin-Ankara Yenimahalle (AKP),
Tilomsaş Yönetim Kurulu Üyesi Birol Azdiker-Eskişehir Büyükşehir (AKP),
Kara Ulaştırması Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Durmuş Ali Kılıç-Sincan,
Ağrı Gürbulak Ulaştırma Şube Müdürü Zafer Çakmak-Iğdır,
Tedaş Genel Müdür Yardımcısı Ömer Faruk Gültekin,
Sağlık Bakanlığı Sağlık Eğitimi Genel Müdürüvekili Doç. Dr. Çetin Dinçel, İzmir Büyükşehir (AKP),
Uşak Milli Eğitim Müdürü TevfikAtasoy-IspartaAtabey (AKP),
Mersin Müftüsü Mazhar Bilgin-Adıyaman (AKP),
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ali İhsan Sofuoğlu-Şahinbey (CHP).
Öte yandan, AKP Merkez Yürütme Kurulu'nun önceki gün yapılan toplantısında milletvekillerinin belediye başkan adayı olmaması eğilimi ağırlık kazandı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan toplantıya katılan partililere, belediye başkan adaylığı için hiç kimseye işaret vermediğini belirtti.
Ankara kararsızlığı
Toplantıda, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için eski ANAP'lı Işılay Saygın'ın ismi büyük ölçüde kesinleşti. Ankara'da parti içinde yaptırılan ankette adı öne çıkan Melih Gökçek'le Turgut Altınok arasında karar verilmeye çalışıldığı öğrenildi.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)