19 Eylül 2009 Cumartesi

Fotoğraflarıyla hayır işleyecek

Şarkıcı Natalie Ibmruglia, kendisi gibi müzisyen olan Avustralyalı rock grubu Silverchair'in solisti Daniel Johns ile evlendi.
28 yaşındaki Imbruglia ve 24 yaşındaki Johns, 2003'ün son günü, Avustralya'nın kuzeydoğu sahilindeki Port Douglas yakınlarındaki bir tatil beldesinde gizlice dünya evine girdi. Çift, geçen yılın başında nişanlandıklarını ilan etmişti. Taze çift, düğün fotoğraflarının yayın hakkının satışından elde edecekleri geliri bir hayır kurumuna bağışlayacak.

14 dakika farkla yarışın birincisi

Avustralya'da bu yıl 59'uncusu düzenlenen Sydney-Hobart yat yarışlarında Avustralya bayraklı Scandia, bitiş çizgisini ilk gören yat oldu. Scandia, yüzlerce yatın katıldığı yarışta en yakın rakibi Yeni Zelandalı Zana'yı 14 dakikayla geride bırakarak galip geldi. Scandia, Sydney limanından Tazmanya'daki Hobart'a iki gün, 14 saat, 15 dakikada ulaştı. Zorlu hava şartları nedeniyle birçok yat, 26 Aralık'ta başlayan yarışı yarıda bırakmıştı.

Asıl talih kuşu devlete...

10 trilyonluk yılbaşı ikramiyesi çeyrek bilete isabet etti. Turhal'da bir bekçi, 'Dört talihliden biri benim' dedi. Ama en iri talih kuşu, bu yıl da her yıl olduğu gibi devletin başına kondu.

Yeni yıla trilyoner olarak girmeyi isteyenlerin hayallerini süsleyen 10 trilyon liralık yılbaşı ikramiyesi çeyrek bilete çıktı.
İkramiyeyi Turhal, Batman, Aydın ve Eskişehir paylaştı.
Piyango bileti alanların binbir umutlarla beklediği Milli Piyango'nun yeni yıl çekilişi, 31 Aralık günü sabah saatlerinde Milli Piyango İdaresi'nin Kızılay'daki Genel Müdürlük Binası'nda başladı. Büyük ikramiyenin çekilişiyse yeni yılın ilk dakikalarında TRT 1'de canlı yapıldı.

İlk talihli asgari ücretli

'En cesur talihli' ortaya çıktı: Tokat'ın Turhal ilçesinde oturan Volkan Ateş, Milli Piyango'nun yılbaşı özel çekilişinde '5196322' numaralı çeyrek biletleriyle 10 trilyon lirayı paylaşan dört talihliden biri olduğunu söyledi.
Turhal Belediyesi'nin Kızkayası Su Deposu'nda bekçilik yapan 24 yaşındaki Ateş, kendisine 2.5 trilyon lira kazandıran biletini 'güvenlik' nedeniyle çelik kasada sakladığını söyleyerek kimselere göstermedi.
Volkan ikramiyeyi tahsil etmek için İzmir'de görev yapan emniyet mensubu dayısını çağırdığını, o geldikten sonra girişimde bulunacağını söyledi.


'Nöbette öğrendim'
Asgari ücretli işçi olan Ateş, evli ve üç yaşında bir oğlu var. Çekilişi nöbet başında izlediğini anlatan Ateş, "Gece nöbetçiydim. Evden götürdüğüm küçük televizyonda çekilişi izledim. İkramiyenin bana çıktığını öğrenince, sabaha kadar tırnaklarımı yedim. Mesaim bitince, eve geldim. Bacanağıma söyledim. Benden otomobil istedi. Hemen galeriye gidip Renault Megan marka otomobil beğendi. Ona bu arabayı alacağım. İzmir'de Emniyet Müdürlüğü'nde görev yapan dayım var. O yola çıktı. Dayım gelmeden hiçbir şey yapmayacağım" dedi.
Turhal'daki noterle görüşen Volkan Ateş öğleden sonra evinden çıkıp Turhal Belediyesi'ne giderek buradaki arkadaşlarına bira ısmarladı.


Çocuk 'girişimciler'
Sabah büyük ikramiye isabet eden biletlerden birinin Batman'da satıldığını öğrenen vatandaşlar, bayilere akın etti. Çocukların fotokopiyle çoğaltıp 250 bin liraya sattıkları ikramiye listeleri ise kapışıldı.

'Mendilci'ler Palandöken'de

İzcilik Federasyonu Erzurum İl Temsilciliği tarafından sokak çocuklarına yönelik başlatılan çalışma kapsamında, sokaklardan kurtulan 100 çocuk, dün Palandöken'deydi. İzci Marşı'nı söyleyerek Palandöken Dağı'nın kayak pistlerini gezen çocuklar, yılbaşı tatilini burada geçiren turistlerin de ilgisini çekti. Ancak bazı çocukların poşetler içinde taşıdıkları kâğıt mendillerle etkinliğe katılmaları dikkat çekti.
İzcilik Federasyonu Erzurum İl Temsilcisi Özcan Işık çalışma için Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi'nden sokakta çalıştığı tespit edilen çocukların isim ve adreslerini aldıklarını, söyledi. Tek tek evlerinde ziyaret edilen ailelerden, çocukların sokaklarda mendil satmak yerine İzcilik Federasyonu'ndaki etkinliklere katılması istendi. Özcan Işık her geçen gün düzenlenen etkinliklere katılan çocuk sayısının arttığını söyledi.

HIV için oteli taşladılar

Fuhuş operasyonunda gözaltına alındıktan sonra HIV taşıdığı tespit edilince, Erzurum Emniyeti yetkililerince teşhir edilen Ukraynalı Oksana Topor'un yakalandığı otele saldırı düzenlendi.
Kongre Caddesi'ndeki Karahan Otel'in önüne önceki akşam gelen bir grup genç, "AIDS'i bu otel başımıza bela etti. Şeytan taşlar gibi taşlayın" diye bağırdı. Ellerinde döner bıçakları da bulunan grup, polis tarafından mühürlenen giriş kapısını kırarak içeri girmek istedi. Polis otosuna taş atan saldırganlar karanlıkta kaçtı.
Bir polis yetkilisi, "Kadınla ilişkiye girenlerin tepkisi olabilir. Ayrıca, Şıpkızınlılar olarak bilinen kadın satıcıları da bu işi yapabilir. Çünkü, Ukraynalı kadının HIV taşıdığı çıkınca kadın ticareti bıçak gibi kesildi" dedi.


AKP'den teşhire destek
Öte yandan AKP milletvekili Mücahit Daloğlu, önceki gün Emniyet Müdürü Tahsin Demir'e destek ziyaretinde bulundu. Daloğlu, Topor'un tanınması açısından teşhirin isabetli yapıldığını söyledi. Emniyet'in düzenlediği basın toplantısı sırasında fuhuş yaparken yakalanan Oksana Topor ayakta teşhir edilmiş ve 'canlı bombadan daha tehlikeli' olduğu söylenmişti.

Bir metrelik dolu tabakası

Kemer ilçesine bağlı Gedelme'yi dolu vurdu. üç gün boyunca yağan dolu nedeniyle çok sayıda kümes hayvanı telef oldu. Köyde dolunun kalınlığının yer yer bir metreyi bulduğu belirtildi.
Kemer Belediye Başkanı Hasan Şeker, Kemer'de yaşanan sel felaketinin ardından yolların açılması ile Gedelme Köyü'nde incelemelerde bulundu. Köylüler doluyu, "Sanki gökten mermi yağıyordu" diye tarif ederken, Caner Restaurant'ın bahçesindeki hayvanların bakıcısı Durdu Özdil, çok sayıda bıldırcın ve kekliğin öldüğünü, yalnızca devekuşu ve domuzların sağ kalabildiğini belirtti.

Pasaportlara AB standardı geliyor

Türkiye, AB'ye uyum kapsamında 2006'ya kadar daha güvenli pasaportlara geçecek. Bu sürede 10 milyon pasaport yenilenecek.

İçişleri Bakanlığı, AB'ye uyum çerçevesinde Pasaport Yasası'nı değiştiriyor. Yeni pasaportlarda barkod ve ultraviyole ışınlarla görülebilen işaretler bulunacak.
Türkiye, pasaportlarını Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü'nün tavsiye kararı doğrultusunda 2006 yılının başına kadar yenileyecek. Emniyet Genel Müdürlüğü, bu amaçla Pasaport Yasası'nı yeniden kaleme aldı. Taslak hakkında Ulaştırma, Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlıklarından görüş alındığı öğrenildi. Milli Eğitim Bakanlığı'nın bazı maddelere itirazı üzerine metnin APK Daire Başkanlığı'nda yeniden düzenlendiği ve Başbakanlığa sunulduktan sonra Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldığı belirtildi.
Taslaktaki düzenlemeler şöyle:

Pasaportlardaki güvenlik unsurları artırılacak; barkod konulacak, sahibinin ismi kodlanacak, sayfalarına ultraviyole ışını altında okunabilen özel işaretler yerleştirilecek.

Boyutları da küçültülecek olan pasaportların maksimum yürürlük süresi 10 yıla çıkacak.

Süresi dolan pasaportların süresi uzatılmayacak, yenileriyle değiştirilecek.

Refakatçi uygulaması son bulacak. Yaşı reşit olmayanlar, ebeveynlerinin pasaportuyla yurtdışına çıkamayacak.

Kamu görevlilerine verilen yeşil pasaportları sadece daire başkanları alabilecek.
Türkiye'de halen 10 milyon kişinin pasaportu var. Bunlar kademeli olarak yenilenecek.

'Travma hattı' susmadı

İstanbul'daki bombalı saldırıların ardından Türk Psikologlar Derneği'ne bine yakın başvuru geldi. Patlamayı birebir yaşayanlarda unutkanlık, içekapanıklık gibi duyguların yanı sıra hâlâ 'öfke' var.

Deprem korkusunu henüz atlatamamışken bir de terör korkusu eklendi. İstanbul'daki dört ayrı bombalı saldırının ardından bine yakın kişi Türk Psikologlar Derneği'nden (TPD) yardım aldı. Saldırıyı bire bir yaşayanlar travmanın izlerini atlatamadı.
15 ve 20 Kasım tarihlerinde meydana gelen terör saldırılarının ardından harekete geçen TPD, isteyen herkese ücretsiz 'psikolojik yardım' verileceğini duyurdu.
Dernek üyesi 100 kişilik uzman bir ekip oluşturuldu,ayrıca yüz yüze görüşmekten çekinenler için de 'acil telefon hattı' devreye sokuldu. Patlamaların ardından geçen 1.5 ayda derneğe başvuranların sayısı bine yaklaştı. Bunlardan 500'ü dernekte, uzman psikologlarla yüz yüze görüşme yaparak, yaşadıkları travmayı atlatmaya çalıştı. Diğerleri ise telefonla yardım almayı tercih etti.

'Rüyada mıyım?'
Görüşmelere katılan uzman psikologlar, patlamayı yaşayanların ilk tepkisinin 'donukluk' olduğunu anlattı. Kimileri zaman ve mekân karmaşası yaşayarak, uzmanlara 'Neredeyim, burası neresi?' gibi sorular sordu. Kimileri ise uzun bir süre 'rüyada olduğunu' sandı. Bu ilk travmanın ardından korku, endişe, çaresizlik ve yoğun öfke hisseden mağdurlarda, bir sonraki aşamada ise 'unutkanlık, huzursuzluk, içine kapanma' gibi farklı belirtiler ortaya çıktı.
TürkPsikologlar Derneği Travma Komisyonu Başkanı ve Bilgi Üniversitesi öğretim görevlisi psikolog Ayten Zara Page, geçen süre içinde
'krizeilkmüdahalenin yapıldığını' belirterek, şu bilgileri verdi:
"Patlamayla gelen travma tetikleyici oldu. Geçmişte yaşadıkları travmalar da harekete geçti. Biz ilk olarak saldırıların yarattığı etkiye müdahale ettik. Sadece bireyle değil, ailesiyle de görüştük. Çoğu ilk müdahaleye olumlu cevap verdi. Ancak geçmişte yaşadıklarından etkilenenler için durum klinik bir boyut kazandı. Patlamalardan sonra psikolojik destek almayanlar ise yeterli aile ve sosyal desteğe sahipse, bu travmayı iki ay içinde atlatabilir."


'Annem dışarıda, korkuyorum'
Türkiye'nin her yerinden telefon aldıklarını söyleyen Page, "Bayramda bir ailenin en küçük çocuğu telefon açtı ve 'Annem ve babam için çok korkuyorum. Çünkü onlar çalışıyorlar ve hep dışarıdalar, ne yapacağım' dedi. Korkmuştu" diye konuştu.
Uzman psikolog Ceyda Eke, özellikle olaya müdahale eden yardım ekiplerinin büyük travma geçirdiğini söyledi. Eke, şöyle dedi:
"Sağlık ekipleri, 'Biz bunu hep yapıyoruz, bizde bir şey yok, bize bir şey olmaz' diyorlar. Ama biraz biraz sohbet ettiğimizde eskiye oranla uyuma zorluğu çektiklerini, cinsel sorunlar yaşadıklarını, eşleriyle sohbet etmekten bile keyif almadıklarını, sinirli olduklarını, işlerinde hatalar yaptıklarını ve kendilerine bile öfkeli olduklarını saptadık."


Yeni bir proje daha
Terör olaylarına müdahale eden kamu görevlileri ile basın mensuplarına yönelik olarak, 17 kuruluşun desteklediği 'Terör Olaylarının Psikolojik Etkileri ve Başa Çıkma Yolları' adlı yeni bir proje daha başlatıldı. Bilgi için '0212 292 57 47' ve '0212 249 92 91' numaralı telefonlara başvurulabilir.



--------------------------------------------------------------------------------


'Hayatımı puzzle gibi görüyorum'
Britanya'nın İstanbulBaşkonsolosluğu'na yönelik saldırıdayaralananlardan biri de internet kafe işletmecisi 23 yaşındaki Tarık Özdemir'di. Sakinleştirici ve ağrı kesici ilaçlar yaralarını bir süreliğine dindirmeyi başarsa da Özdemir,yaşadığı olayı asla unutamayacağını söylüyor:
"Bir an olay anı gözümün önüne geliyor, durup dururken ağlamaya başlıyordum. 'Keşke orada ölseydim' dediğim anlar bile oldu. Eski bir arkadaşımla tesadüfen karşılaşınca psikolojik destek almaya karar verdim. Özel bir psikoloğa gidiyorum. Hayatımı bir puzzle gibi görüyorum. Ben tam 'puzzle'ıma son resmimi koymaya çalışırken birileri bir tekme vurdu ve puzzle'ım darmadağın oldu. Psikoloğum sayesinde hâlâ, sayıldığımı ve sevildiğimi hissettim. Sonuçta düzelecek bunlar."
'Her şeyden nefret ediyorum'
Yasin Aksu, 15 yaşında. Teröre tanıklık ettiğinde Galatasaray Pasajı'nda dört aylık konfeksiyon işçisiydi. Britanya Başkonsolosluğu'na yönelik saldırıda patlayan camlar, kafasından ve boğazından yaraladı. Aksu, yaraların iz bırakmış olmasının psikolojik olarak rahatsız ettiğini söylüyor:
"Olaydan sonra en ufak bir sesten bile nefretederoldum. Risk alamıyorum artık. Bir şeyi yapmadan önce birkaç kez düşünüyorum. Hatta adım atarken bile düşünüyorum. Her şeyden nefret eder oldum. Eski çok sevdiğim yemekleri bile yiyemiyorum. O anı, patlama sesini, çığlıkları, görüntüleri hafızamdan silemiyorum. Çok sakinleştim, durgunlaştım, en çok da buna üzülüyorum. Hâlâ normal yaşantıma dönemedim, dönemiyorum da. Psikologla görüşmemi babam çok istiyor, fakat daha sonra belki görüşebilirim."

AKP'den köylere kötü haber var

İller Bankası tarafından hazırlanan yasa taslağı, bankanın kârının yüzde 85'inin köyler için kullanılması uygulamasına son veriyor. Yasanın seçim öncesinde çıkarılması hedefleniyor.

340 beldeyi köye çevirmek için çıkardığı yasa Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edilen hükümetin bu kez köylülere bir sürprizi var. Vetolu yerel yönetim yasalarını seçimler öncesinde aynen geçirme eğilimindeki hükümet, hemen ardından yapacağı bir değişiklikle,
İller Baknası kârının yüzde 85'inin köylere aktarılmasını engelleyecek.
İller Bankası tarafından hazırlanarak Bayındırlık ve İskân Bakanlığı'na gönderilen taslak, kanunu değiştiriyor. Değişiklik köylere gidecek yardım ve yatırımlara büyük darbe niteliği taşıyor.
Ticari bankalardan daha fazla kâr ettiği bilinen İller Bankası'nın yıllık kârının dağıtım oranlarını değiştiren taslak ile bankanın genel kurulu tarafından onaylanan, yıllık kârının yüzde 30'unun köy sermayesi olarak ayrılması, yüzde 55'inin de köylerin kalkınması için ayrılması uygulaması son bulacak. Yeni taslak ile bankanın kârının yüzde 85'i köylere aktarılmayacak.

340 beldeye çifte darbe

İller Bankası'nın kâr dağıtımını düzenleyen 19. maddesinde değişiklik yapılmasını öngören taslağa göre, bu 85'lik oranı bankanın sermaye hesabına aktarılacak.
Sezer, yerel seçimler öncesinde AKP'nin bazı belediyelerin tüzelkişiliklerini ortadan kaldıracak yasanın geçici birinci maddesini veto etmişti. Veto edilen kanunla, 2000 yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına
göre; il ve ilçe belediyeleri ile büyükşehir belediye sınırları içinde kalan belediyeler hariç, nüfusu 2 binin altında olan belediyelerin tüzelkişilikleri 27 Mart 2004'te kalkacaktı. Tüzelkişiliği kaldırılan belediyelerin, İller Bankası ile sosyal güvenlik kuruluşlarına olan borçları hariç diğer borçları ile hak ve alacakları; taşınır ve taşınmaz malları, personel, kadro, bütçe ve ödenekleri, il özel idaresine devredilecekti.
Ayrıca köye dönüştürülecek belediyelerin genel bütçe vergi gelirlerinden aldıkları yüzde 5'lik gelir payı da kesilecekti.
İki yasa da çıkarsa bu beldeler hem belediye hem iller bankası gelirinden mahrum kalacak.
 

kültür üniversitesi