Irak'ın kurumları yeniden oluşturulmalı. Özellikle de polis, istihbarat ve ordu. Bu, ancak ulusal bir yönetim ve meşru bir siyasi süreçle mümkün.
Irak, savaşın 1 Mayıs'ta sona ermesinden bu yana, normalleşmeye ve kendi kendini yönetmeye doğru önemli adımlar attı. Iraklılar bugün ifade ve örgütlenme özgürlüğünün, yerel düzeyde daha fazla yetkinin, daha iyi sağlık hizmetlerinin ve daha yüksek gelirin kefini yaşıyor.
Ülke ayrıca, üç önemli kilometre taşını da arkasında bıraktı. Aylar süren tartışmaların sonunda ABD denetimindeki Koalisyon Geçici Yönetimi (KGY), kendisini işgali sona erdirmeye ve Irak'ın egemenliğini haziran sonunda geçici bir ulusal meclise devretmeye adadı; ikincisi uluslararası bağışçılar Irak'ın yeniden inşası için 30 milyar dolar üzerinde yardımda bulundu; üçüncüsü Saddam tutuklandı ve iki oğlu da öldürüldü.
Şiddetin gölgesi
Ne var ki giderek tırmanan siyasi şiddet ve güvensiz ortam, bu ilerlemeye gölge düşürüyor. Ancak Sünnileri de içine alacak bir siyasi süreç, Sünni aşiretleri giderek tırmanan ayaklanmanın içinden çekip, Irak'ın geleceğine dahil edebilir. Bu arada Irak'ın kurumlarını yeniden oluşturması gerekiyor.
Özellikle de polis, istihbarat ve orduyu. Bu da ancak ulusal bir yönetim ve meşru bir siyasi süreçle mümkün.
KGY, asiler yeni düzeni bozmayı başaramadan hizmetleri yeniden devreye sokabilmek ve Iraklıların güvenini kazanmak için, kıyasıya bir mücadeleye girdi. Kasım ayında KGY, işgali 30 Haziran'da bitirme kararı alarak Irak Geçici Hükümet Konseyi'ne geçiş sürecinin detayları üzerinde çalışma yetkisi verdi.
KGY Irak'ın 18 vilayetinden vekiller seçerek geçici bir ulusal meclis oluşturmak istiyor ve hükümet konseyini, yerel seçim kurulları üyelerini seçecek komiteleri oluşturmak üzere yetkilendirdi. Kasım ayındaki anlaşmaya göre, geçici Irak ulusal meclisine vekil seçecek olan kişiler, bu üyeler olacak. Bu meclis, 30 Haziran'da geçici yönetim seçilene dek Irak'ın egemenliğini eline alacak. Ardından geçiş sürecinin ikinci aşaması geliyor: bu geçici yönetim 18 ay boyunca, anayasal bir meclis kurma ve 2005 yılı sonunda ulusal seçimleri yapma gibi görevlerin yanı sıra, tüm gündelik sorumlulukları üstlenecek.
Başarının sırrı
Gelgelelim kasım planı ancak, ülkenin ana cemaatleri olan Şiiler, Kürtler ve Sünnileri, başarılı bir geçişten üçünün de çıkar sağlayacağı bir konuma getirebilirse başarılı olacak. İkincisi, planın başarılı olabilmesi için, hükümet konseyinin seçimin sonucunu önceden belirlemesine izin vermemesi gerekiyor. Paul Bremer'in danışman atadığı konsey üyeleri, Saddam sonrası Irak'ta hızla ortak konumuna gelerek, Irak'ın bakanlıkları, kanunları, istihbarat ve güvenliği üzerinde söz sahibi oldular. Hükümet konseyinin şu anda kendi kendisini oylamayla iktidardan düşürmesi ise, söz konusu olamaz. Kasım planı konseyi, geçişi tasarlama ve vilayetlerdeki seçim kurullarında delegeleri veto etmesi için yetkilendirdi. Ne var ki serbest seçimler yapılsa seçilemeyecek olan konsey üyeleri, kendi siyasi kariyerlerinin devam edebilmesi için bu süreci manipüle edebilir.
İktidar devrinin halk tarafından kabul edilmesi, bu sürecin yabancıların kontrolünden ne derece bağımsız olarak algılandığına bağlı. Şu anda Iraklılar bunu, sonucu ABD tarafından önceden belirlenmiş bir plan olarak görüyor. Kapıyı tutan konsey üyeleri, KGY tarafından atandı. Bu itiraz, çoğunluğu oluşturan Şiilerin ruhani lideri büyük Ayetullah Ali Sistani tarafından da açıkça dile getirilmişti. Sistani'nin doğrudan seçim çağrısı, Iraklıların çoğunun görüşünü ifade ediyor. Ayetullah, Irak'ta egemenlik hakkının sadece seçilmiş vekillerin elinde olmasını ve ABD'nin ister doğrudan ister dolaylı yoldan olsun, siyasi geçiş sürecine hiçbir şekilde müdahale etmemesini savunuyor.
BM'nin tam zamanı
Geçici ulusal meclis delegelerinin doğrudan seçimlerinin BM gözetimi altında yapılması, bir alternatif oluşturabilir. Ayetullah, BM'ye hakemlik yapma ve alternatifler getirme çağrısında da bulundu. Uluslararası toplumun, özellikle BM'nin devreye girerek geçiş sürecini yönetmesinin tam zamanı.
Seçimlerin 30 Haziran tarihinde yapılması yönündeki öneri, üç nedenle reddediliyor: seçmenleri kaydetmeye yetecek vakit yok; şiddet tehdidi var ve seçim aceleye getirildiği takdirde, eski rejimin liderleri, militanlar ve dini aşırılık yanlılarının iktidara gelme riski bulunuyor.
Aceleye gelse de seçim
Ancak aceleye getirilse ve kusurları olsa da doğrudan seçimler Irak'a, kasım planından daha meşru ve temsili bir geçiş meclisi verecektir. Çeşitli önlemler bir araya getirilerek -silinmez mürekkep ve seçmen kartları gibi oylama işlemi kontrol altına alınabilir. 1992'de Irak'ın üç Kürt vilayeti, bugün Irak'ın içinde bulunduğundan çok daha kötü koşullarda seçim düzenlemeyi başarabilmişti. Seçimler sayesinde Iraklılar liderlerinin
zihniyetini, silah ve dış destek peşinde koşmak yerine, oy sandığında seçmenlerin desteğini aramaya yöneltecek.
(DR. LAIT KUBBA: Irak Ulusal Grubu Başkanı ve Irak Ulusal Kongresi üyesi, 2 Ocak 2004)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder